ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (İZALE-İ ŞUYU) DAVASI
- Av. Muhammet Burak Koç
- 10 Eki 2022
- 2 dakikada okunur
İzale-i şuyu davası taşınır ya da taşınmaz mal üzerinde bulunan paylı ya da elbirliği mülkiyetinin üzerindeki ortaklığın (paydaşlığın) sonlandırılarak kişisel mülkiyete geçmesini sağlayan davadır. Türk Medeni Kanunu madde 669’da “Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.” Hükmü ile ortaklığın nasıl giderileceği belirtilmiştir.
Yukarıda ki kanun maddesinde de gösterildiği üzere ortaklığın giderilmesi aynen taksim yolu ya da satış yolu ile gerçekleşebilmektedir.
Aynen taksim ile ortaklığın giderilmesinde taşınır ya da taşınmaz olan bir malın değer olarak bölünebilmesi imkanı olması halinde aynen bölünmesidir. Örneğin iki ortağın sahip olduğu 100 dönümlük bir arazinin aralarında ellişer dönüm olarak bölünmesidir.
İkinci yol olan satış yolu ise taşınır ya da taşınmaz malın satışının yapılarak elde edilen bedelin paydaşlar arasında bölünmesidir. Örneğin iki ortağın sahip olduğu 100 dönümlük arazinin tamamının satılması ve satış bedelinin ikiye bölünmesidir.

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI KİMLERE KARŞI AÇILABİLİR?
Ortaklığın giderilmesi davası taşınır ya da taşınmaz üzerinde hissedar olan kişilere karşı açılmaktadır. Hissedarlardan her birisi bu dava ile ortaklığın giderilmesi talep edebilmektedir. Açılacak olan davada, davayı açan kişi haricinde kalan tüm hissedarların davalı olarak yer alması mecburidir. Eğer herhangi bir paydaşın vefatı söz konusu ise, vefat etmiş paydaş adına mirasçılık belgesi çıkarılarak, mirasçılık belgesinde gösterilen mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?
Ortaklığın giderilmesi davaları Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin görev alanına girmesi sebebiyle Sulh Hukuk Mahkemeleri’nde görülmektedir. Ayrıca açılacak olan dava ile bir taşınmazın ortaklığının giderilmesi talep ediliyorsa yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemeleri’dir.
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASINDAN MUHDESATIN AİDİYETİ
Muhdesatın aidiyeti kavramı, ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde yer alan yapı, bina, ağaç, ahır vb. gibi bütünleyici parçaların kime ait olduğu hakkında tarafların anlaşamaması halidir. Bu ve benzeri parçalardan herhangi birinin kendisi tarafından yapıldığını iddia eden taraf, izale-i şuyu davasında bunu öne sürmelidir. Bu iddia taraflar tarafından kabul edilebileceği gibi, taraflar bu iddiaları reddetme hakkına sahiptir. Muhdesatın aidiyeti iddiasını öne süren tarafların iddiasının diğer paydaşlarca kabul edilmemesi halinde, aidiyet iddiası olan tarafa mahkemece süre verilir ve süre içerisinde “Muhdesatın aidiyeti” davası açması gerekmektedir. Muhdesatın aidiyeti davasının sonuçlanmasına kadar, ortaklığın giderilmesi davası beklenir, muhdesatın aidiyeti davasının karara çıkması beklenir.
Bu davaların takibinde ince detayların bulunması, bu detayların davanın gidişatını etkilemesi sebebiyle bir avukat vasıtası ile davanın takip edilmesi önem arz etmektedir. Bu sebeple ortaklığın giderilmesi davalarınızda, Bursa’da bulunan MBK Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde hizmet göstermekteyiz. İlgili davalarınız hakkında daha detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Comments